Kitap özetleri

Kitap özetleri

Şehr- i Sefa 18. Yüzyılda İstanbul Kitap Özeti

Shirine Hamadeh, 16. yüzyıl klasisizmi ile 19. yüzyıl modernizmi arasında unutulduğunu düşündüğü bir dönemi, 18. yüzyıl İstanbulu’nu inceliyor.
Gündelik hayatta varolan ve yeni zuhur eden biçim ve üslupları betimleyerek décloisonnement olarak adlandırdığı dönüşümü anlatıyor.
Şehrin değişen mimari yapısına ve onun getirdiği açılımlara odaklanıyor.
Haşmetli saraylar, çeşmeler, sebiller, hasbahçeler, surlar ve kapılara bakıyor. Seçilen renkleri, süsleme tarzlarını, dizeleri, minyatürleri, seyahatnameleri, yasal düzenlemeleri ve çeşitli arşiv kayıtlarını izliyor.
Kamusal alanın dönüşümünü incelerken erken modernliği, Batılılaşma kavramını ve görsel kültürü İstanbul’a özgü koşulları hesap ederek irdeliyor.
Şehr-i Sefa, bir İstanbul kitabı. Siyaset, sanat, mimari, anılar ve kanunlar arasında gezinen nitelikli bir toplumsal tarih çalışması.

içindekiler

Teşekkür

Giriş

1.  Boğaziçi’nin Fethi

1   Mimari, Merasim ve Teşhircilik

3   Gösteriş ye Gösteri

4. Kamusal Alanlar ve Kamu Düzeni

5. Şiirsel ölçülün içinde ve Dışında

6. Manzum Yapım Tarihleri

7.   Meyveler, Çiçekler ve Duyusal Zevkler

8.   Doğu. Batı ve Yeniliğin Çekiciliği

Son Söz

TERİMLER SÖZLÜĞÜ

KAYNAKÇA

DİZİN

Giriş

18. yüzyılda Osmanlı başkenti duyusal zevklerin ebedi bir kaynağıydı. Sogaz’a yansıyan altın kaplı sarayların ışıltısı, çeşmelerin yüzeylerine oyulmuş güllerin ve lalelerin kokusu, sur içindeki ve dışındaki meydanlarda ve bahçelerdeki toplumsal hayatın renkli görünümü herkesin hayal gücünü ırzbetmekteydi. İstanbul, 16. ve 17. yüzyılın Avrupalı sanatçılarının panoramik manzaralarında takdim edilen, servi ağaçlarından oluşan bir perdenin arkasında ve azametli kubbeler ve minarelerin hakim olduğu bir tepede yalnız duran Topkapı Sarayında çok farklıydı (sekil I). Gelip geçenlere zenginliklerini sergileyen havalı sahil sarayları (şekil 2). yaş, cinsiyet, mevki ve statünün birbirine karıştığı mesireler; büyük ve mübalağalı çeşmeler etrafındaki canlı meydanlar gelişmekte olan Osmanlı başkentinin yeni görünümünü teşkil etmekteydi (şekil 3). İS. yüzyıl İstanbul’unun resimsel ve edebi tasvirleri saray hayatının zenginliğini ve kentli toplumdaki canlılığı anımsatmakla beraber üst ve alı tabakaların, seçkin sınıfın istekleri ile sıradan insanların emellerinin sürekli kesiştiği ve iç içe geçtiği bir kenti ortaya koymaktaydı.

Bu kitap. Osmanlı saray maiyetinin başkentleri senelerce uzak kaldıktan sonra bökenle kesin dönüş yaptığı 170Î Yazından sunta haşlayan, İstanbul’un kem ve mimarlık tarihindeki önemli bit dönem hakkındadır Kitap. Avrupa’da erkin modern donem olarak bilinen dönemi çağrıştırarak bilimde, mimari ve kentsel yapıyla değişen bir toplumsal düzenin nasıl ilişkilendiğini ete almaktadır Kitap, aralıksız yapım faaliyetlerinin ve büyük kentsel ve mimarı değişikliğin yaşandığı yaklaşık bir yüzyıllık dönemdeki gelişmelere dair kapsamlı bir çalışma olma iddiasında değildir Ayın zamanda, bugün çok büyük bir oranda ortadan kaybolmuş mimarı bir dünyanın yeniden inşasına da kalkışmamaktadır Yüz yıl bir mimari duyarlılığın. İstanbul’un fiziksel dokusunda yeni yeni ortaya çıkan toplumsal ve kültürel pratiklerin kendilerine yer edinmeye nasıl yardım ettiği ile ilgileniyorum. Yeni tarzların, mekânların ve süsleme üsluplarının, değişen banılık  modellerinin ve yeni mimari algılama modellerinin değişmekte olan bir toplum ile başkentte mevcudiyetini ve otoritesini yeniden ispatlamaya istekli bir devlet arasında oynanan oyunun iç dinamiklerini nasıl ortaya çıkardığını ve güçlendirdiğini araştırıyorum. Çağdaş Avrupa, Çin, Japonya ve Hindistan’da olduğu gibi, Osmanlı devletinin en derin endişesi yerleşik bir toplumsal hiyerarşi sistemini korumak ya da yeniden yaratmaktı, fakat aynı zamanda değişik toplumsal gruplar arasındaki sınırlar daha da geçirgen hale geliyordu. 18. yüzyıl Osmanlı mimarisi söz konusu olduğunda, yönetim, sınıf içinde egemen bir Batılılaşma eğilimi, ifadesini kullanmak havli zor. Aslında, bu dönem Osmanlı mimarisi bir hayli melez ve oldukça da yenilikçiydi Her şeyden önce. Osmanlı mimarisi. İstanbul un değişen toplumsal ve kültürel ortamın görsel bir ifadesi ve didoisim nateiti ya da “açılma” olarak adlandırdığım, kemin toplumsal ve kültürel dokusunun maddi tasavvuru olmak için mükemmel bir merkezdi.

18. yüzyıl Osmanlı mimarisi. 16. yüzyıl klasisizmi ve 19. yüzyıl modernizmi arasındaki zor konumundan dolayı, hak ettiği derecede dikkat toplayamamıştır. Ancak bu dönem, İmpa…

Powered by WPeMatico

Bir önceki yazımız olan Şölen Kitap Özeti başlıklı makalemizde kitap özetleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


+ 3 = on

Kitap özetleri © 2013