Kitap özetleri

Kitap özetleri

Psikodiyet Kitap Özeti

* Yiyeceklerin ruhumuz üzerindeki etkileri
* Burçlara göre metabolizma
* Tatlar ve psikolojik anlamları
* Aklımızı karıştıran yiyecekler
* Sağlıklı besinler “hazır” da olabilir * Ruh için vitaminler

Ruhumuzun, bizi daha mutlu etmek için bazı yiyecekleri istememize yol açan ince işaretler gönderdiğini biliyor muydunuz?
Bu işaretleri dinlemeyi ve yorumlamayı öğrenirsek, neden bir yiyeceği “deliler gibi” arzuladığımızı ve bir diğerinden nefret ettiğimizi kolaylıkla kavrayabiliriz.

Ruh halimizin, sağlığımız ve kilomuz üzerindeki etkileri neler?

Cevizin zekayı artırdığı, muzun mutlu kıldığı veya deniz mahsullerinin cinsel performansa iyi geldiği söylentilerinin arkasında doğruluk payı var mı?

Yemek sofrası duyguların ve ruh durumlarının üretildiği bir yerdir. Bu yüzden her öğünü büyük bir zevkle tüketmeli, ruhsal ve fiziksel olarak kendimizi formda hissetmeliyiz. Yemek ve sonrasında haz almak için, makro-mikro besleyicilerin, renklerin, tatların, sembollerin, mitlerin akıllı simyası bu kitapta…

İÇİNDEKİLER
Bölüm I
Tatların, renklerin, kokaların, inançların, mitlerin
ve günlük yiyeceklerimizin simyası
Giriş.
Masada ruhumuzla bir karşılaştırma
1. Tatlar ve psikolojik anlamlan
2. “Çılgın istekler”  Mevcut analizler    .   .
Peki ya sağduyumuzun bizi yönelmesine
İzin versek?
Cennetin Yiyeceği.
Bazı tatlar için aşın işlekler
3.   Bilgeliğin ve mutluluğun yiyeceği
Etkili Haberciler norotransmitter’ler
Serotoninle mutlu ve sakin
Uykuyu çalan yiyecekler
Tirosin İle konsantrasyon ve çabukluk.,
Afroditin yiyeceği
Omega: Akıllı bir harf.    .
Renklerin etkisi.
“Beyaz diyete elveda diyelim
Yiyecek paleti ve etkileri
4.   Aklımızı karıştıran yiyecekler.
Junk food.
Sağlıklı yiyecek de “hazır” olabilir.
5.   Peki ya beslenme yetersizliği söz konusuysa?. Ruhsal dengemiz için
mineral tuz ve dilsel elementler.
Ruh İçin vitaminler
Beslenmemi? nasıl olmalı.
Besin takviyesine Ihtiyacımız var mı?
6.   Diyetmanıa
Ortoreksıya nervoza gerçek bir risk mı?      . Bigoreksı buyuk olan güzel midir? Yiyecekler bizi yönetmeye başlarsa”1 Dengeye bir göz atalım.
Bölüm II
Burcunuz ne?: Kişisel ve ortak faktörler
7.   Beslenme tarzımız: kalıbın, kazanılmış alışkanlıklar, doğum haritası ve kişisel seçimlerin bir bütünü
8.   Ruhun sembolik astrolojik dünyası
9. Başka bir bakış açısından
Hipokrates’in mizaç kuramı
10. Schüssler tuzlarına yukarıdan bir bakış
11.  Elementler, burçlar, gereksinimler, beslenme tarzları
Toprak elementi.
GİRİŞ
“Ruhun, kendisine Kinde hareket edeceği bir atan veren bit psikolojiye ihtiyacı vardır”.
JAMES HILLMANN
Masada ruhumuzla bir karşılaşma
“Onun doğası öylesine derin ki, hiç kimse, tüm sokaklarını baştanbaşa dolaşsa da asla Ruh’un sınırlarını keşfedemeyecek” demiş, aradan geçen zamana rağmen psikoloji ve fizîk alanında inanılmaz şekilde güncelliğini koruyan ve görüleri Taoist ve Hindu bilgeliğiyle tastamam örtüşen, dört elementin filozofu Herakles (Yunanistan, M.Ö. Vl.V. yüzyıl).
Tin. Ruh’un eş anlamlısı değil. Ruh, her birimizdeki tanrısal kıvılcım; Tin ise, aklı da İçine alan ve gecenin, millerin, sembollerin dünyasında kendini anlatan.
Akıl İse bir seklide bir yan ürün. Bir olgu anlamadan da gayet güzel açıklanabilir diyordu filozof ve psikopatolog Kari Jaspers, uzun sözün kısası akıl ve Ruh arasındaki (ark bu. Akıl kısmidir ve örneğin subatomik fizik dünyasında var ol mayan doğruluklara ihtiyacı vardır. Bu düzeyde parçacıkların aklın (ya da akılcılığın) sınırlarının ötesinde davranışlarına rastlıyoruz. Ruh ise aksine meydana getirir, açıkça gösterir, baştan çıkarır, ima eder; kala kesen, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, erkeği kadından, bedeni zihinden tamamıyla ayıran, aklın çılgın sınırsız gücü olan Bati’nın ikil dilini konuşamaz.
Ruh rüyalarda kendini gösterir, fantezilerde, sanatta, bilgelikte ve Doğu’nun paradokslarında, Anima Mundi’nin simyalı imgelerinde, sezilerde, cinsel içgüdülerde, bilinçaltında ve aşkta anlatır kendini
Böyle diyor çağımızın açılısını yapan filozol F.W. Nietzsche Ruh’la ilgili: “Her kim bir parça da olsa akıldan kendini özgürle süre bil m işse. artık kendini ancak dünya üzerinde bir gezgin gibi hissedebilir, bir sona doğru ilerleyen bir yolcu gibi değil… Sabah ruhunun dengesinde sessizce ağaçların altında gezindiğinde, yaprakların tepelerinden ve derinliklerinden etraflarına sadece iyi ve açık şeyler düşecektir…”.
Psikolojide Ruh’un burada bahsettiğimiz şekilde değerlendirilmesini C.G. Jung ve J. Hillman’a borçluyuz. Doğu felsefesi ve ruhsal öğretilerin dışında, bu iki yazarda, psikosomatik. klinik hipnoz ve farklı alternatif tıp ve doğal ilaçların özünü kavrayabilmek için gerekli temel bilgiyi buluyoruz.
Bilimsel olguları algılamak konusunda bile gerçekten o kadar da belirleyici olmadığı ve sosyal bilimlerde de en azından Ruh’un (ki aslında bedenin) sembolik diliyle yan yana gittiği düşünülecek olursa, akıl bir tanrı gibi yüce I ti I memeli.
Bedenimiz bile yalnızca ak linkinden çok daha büyük bir ifade gücüne sahiptir. Sembolik bir yöntem olmadan açıklanması mümkün olmayan binlerce tepkisini düşünmek yeterli bunun İçin. Beden, Ruh’un sıkıştırmalarına cevap verir, onunla titrer, onunla yakın ilişki içindedir.  Hastalanması mümkün olmayan Ruh, içindeki rahatsızlığı beden yoluyla ortaya koyar ve isle böylece ülserimiz, alerjilerimiz, anoreksiyamız, bulimiamız, sedef hastalığımız, astımımız, yüksek tansiyonumuz ve diğerleri kendini gösterir.
Yani kilomuza ve başarıyla bir diyet yapabilme ihtimalimize dahi karar veren aslında Ruh’umuz. Eğer belli bir ağırlık Ruh’un ihtiyaçlarına cevap veriyorsa, yel değirmenlerine karsı savaşmaktansa bir şekilde bunun bilincine varmak yararlı olacak. Gerçekten de çok büyük fedakârlıklar sonucunda belli bir ağırlığa varılıp daha sonra organizmanın verilen kiloları fazlasıyla geri alması oldukça sıklıkla karşılaşılan bir durum. Bugün psikofiziksel refah, ruh ve bedenin aynı gerçekliğin kutuplan olduğunun daha fazla farkında olarak, özellikle psikosembolik anlamda ele alınmalı.
Batının “ya şu ya busundansa, “öyle ve böyle”ye alışık doğu toplumları için kabul etmesi daha kolay olan bu “analojik” düşünme biçimine giriş yapmak o kadar da çabuk olmayabilir.
…..

Powered by WPeMatico

Bir önceki yazımız olan Oluruna Bırak Kitap Özeti başlıklı makalemizde kitap özetleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


dört − 3 =

Kitap özetleri © 2013