Kitap özetleri

Kitap özetleri

Görgülü ve Bilgili Bir Burjuva Kadınının Mektupları Kitap Özeti

Tuhaf bir yazışma, tuhaf bir mektuplaşma. Üsluptaki inanılmaz tazelik, canlılık ve açık seçiklik şaşkın bırakıyor bizi. Mektupların yazarı “Meçhul kadın”, Laclos ve Sade’ı anımsatan bu lezzetli ve zengin metni bir mektuptan ötekine geliştirerek inşa ediyor ve olağanüstü bir cinsellik çıkıyor ortaya…

Beyefendi,

Madam Suzanne mektuplaşma arzunuzdan ve özellikle de size her şeyini anlatabilecek, mektuplarınızı okumaktan zevk duyacak ve etkileyici, ilginç, içten cevaplar verecek bir kadınla mektuplaşma arzunuzdan söz etti bana. İtiraf edeyim ki bu macera çok çekiyor beni ama koyacağımız kurallara kesinlikle bağlı kalmak şartıyla… Siz de ben de kesinlikle birbirimizin kimliğini Öğrenme çabası içinde olmayacağız ve gizli kimliklerimizle cinsellik konusunda en aşırı, en yadırgatıcı ve aynı zamanda da en ciddi şeyleri anlatacağız birbirimize.

Sizin bu konularla çok ilgili ve de yaratıcı bir zekâya sahip olduğunuz söylendi bana; böyle bir mektuplaşmaya layık olduğumu gösterebileceğimi umut etme cesareti içindeyim.

Dolayısıyla mektuplarınızı dostumuz aracılığıyla almaya hazırım ve size cevaplar yazarken en çılgın fantezilerimi ve en mahrem aşk deneyimlerimi sergileyeceğim.

Sadık bendeniz

Beyefendi,

İlk mektubunuzun çok kısa olmasının beni şaşırttığını söylememe izin verin. Benden kendimi ayrıntılı biçimde anlatmamı isterken işin başlangıç kısmının bütün ağırlığını üstüme yıkıyorsunuz. İpleri elinizde tutmak istiyorsunuz, olsun, hiç itirazım olmayacak buna. Bununla birlikte şunu da söyleyeyim ki bu isteğinize cevap vermek oldukça zor benim için ve sizi tatmin edebileceğimden kesinlikle emin değilim.

Umarım benden düzenli anatomik bir betimleme istemiyorsunuz; zaten yapamam bunu.

Her halükarda bana bir şey öğrettiniz: bedenlerimizi yeterince tanımadığımızı. Dolayısıyla göğüslerimi incelemek için aynanın önüne geçmem gerekti. Aynanın tam önünde durdum ve ellerimle yokladım memelerimi; memelerim oldukça ağır ve uçları pembe, belirgin özellikleri yok, uçlarını aynaya yapıştırdığımda sertleştiler ve küçüldüler. Bu temas sonucu ekşimsi bir şeyler hissettim içimde. Gerçekten böyle bir şey arzu etmememe rağmen ellerim iki sütlü yuvarlağı okşamaya başladı, bütün damarları yavaş yavaş gerilir gibi oldu… Göğüslerimi yavaş yavaş yoğuran parmaklarımda son derece etkileyici, egemen bir şeyler vardı: kendi ellerim ele geçiriyordu beni ve göğüslerim kendilerini okşanmaya sunuyorlar ve git gide daha ısrarla istiyorlardı bunu. Öylesi bir şaşkınlık hissettim ki oturmam gerekti. Kalbim küt küt atıyordu ve nefes alamıyordum. Ama çok hoştu!

Memelerim hem görüntü olarak hem de okşamalarla büyük zevk vermişlerdir bana. Nedeni belki de ilk gerçek erotik hatıramın şahane memelerle ilişkili olmasıdır.

On yıl kadar Önce yaz tatilinin sonuna doğru___gölünde kayıkla geziyorduk. Okul arkadaşlarımdan birinin ailesinin yanında bir ay çok keyifli bir tatil yapmıştım ve bu kayık ge zintisi ___’deki günlerimin sonuydu bir anlamda. Arkadaşım Simone bu bir ay boyunca çok yakın davranmıştı bana, hiç olağanüstü bir şey olmamıştı.

O gün güneş dikenli katır tırnaklarının arkasında batarken doğa susmuş gibiydi ve ben beceriksizce kürek çekiyordum kıyıya doğru; arkadaşım ters bir hareket yapınca kayıktan düştü. Bereket versin o kadar derin değildi bulunduğumuz yer ve Simone korkmadı. Ama giysilerini kurutmak amacıyla beklerken uzanıp yattık. Simone’un eteği taç gibi yayılmıştı çevresinde. Ellerini başının altına koyup yastık yaptı ve bu pozisyon, ıslak kumaşın saydamlaştırdığı çok düzgün, küçük, toparlak memelerini iyice ortaya çıkardı; memelerinin çevresindeki mor halkalar çok katı gibiydi ve anında içim gıcıklandı. Bu iki küçük frenküzümünü parmaklarımın arasında sıkmak istiyordum ve hiç duraksamadan harekete geçtim. Simone karşı çıkmadı ve geri çekilmedi, tam tersine izin verdi ve sundu kendisini bana. Birkaç dakika sonra daha sık soluk alıp vermeye başladı ve korsajını açtı,   hassas ciltli ve yarı saydam memelerini çıkardı. Hafifçe dudaklarımı dokundurdum ve emmeye başladım. Memelerinin uçları canlı gibiydiler; arkadaşım git gide gerilirken ısırdım ve dişlerimin arasında yuvarladım memelerinin uçlarını. Simone çığlık attı, belini büktü, sonra şiddetli bir titreme içinde gerildi. Eli boynumu aradı, yapıştı ve tırnaklarının etime geçtiğini hissettim; tuhaf bir şey oldu ve hiç acı hissetmedim.

Daha sonra bu konuyu hiç açmadık. Akşam yemeğe oturduğumuzda bir sırrı saklamak isteyen İki suç ortağı gibi baktık birbirimize. Annesi, babası, erkek kardeşleri, kız kardeşleri henüz çok masum olan iki yeniyetmeyle hiç ilgilenmiyorlardı. Yemeğin sonuna doğru elini elimin üstünde hissettim. Boynuma geçirdiği uzun tırnaklarının altındaki kanım biraz kurumuştu.

Mektubumun çok uzadığını ve kendimi hatıralara bırakmış olduğumu şimdi farkedebiliyorum. Umarım bağışlarsınız beni beyefendi ve umarım bu giriş hoşunuza gitmiştir.

Sadık bendeniz

Beyefendi

Siz hoyratlığı ve sertliği seçmişsiniz. Beni şoke etmek ya da cesaretimi kırmak isterseniz bu çabalarınız sonuç vermez. Gerçekten de ben en küçük bir cinsel saldırıdan korkanlardan olmadım hiçbir zaman ve size şunu rahatlıkla itiraf edebilirim ki hiç de ince ve nazik olmayan erkeklerin kollarında daha çok zevk almışımdır.

Mektubunuzun daha ilk satırlarında çok güçlü izlenimler alacağımı anladım. Odama kapandım, yatağıma uzandım, başımı iki yastığın araşma soktum ve mektubunuzu okudum. Eteğimi karnıma kadar çekmiş ve külotumu da hafifçe indirmiştim. Bir yandan okurken buyandan da parmaklarımla cinsel organımın kıllarını okşuyordum. Mektubunuzu bitirdikten sonra, cinsel organımın dudakları arasında gizlenen ve meydana çıkardığım küçük goncay okşarken bazı satırları yeniden okuyabilmek amacıyla zarfı yanıma koydum. İşaret parmağım daha aşağı doğru inerek, bana zevk veren yeri daha da uyarmak amacıyla cinsel organımın sıvısını aradı. Bu sırada hafifçe içime sokarak ıslattığım öteki elimin parmaklarını yalıordum. Hem gergin hem rahattım ve gözlerimin önünden mektubunuzda anlattığınız sahneler geçiyordu. Bana, şişmiş durumdaki, en küçük bir temasa hassas, başı hafifçe ıslanmış cinsel organınızı anlatıyorsunuz. Şunu bilesiniz ki beyefendi ağzıma aldım cinsel organınızı, biraz yavan ama sarhoşluk veren kokusunu hissettim; dilimin ucunu küçük deliğinde dolaştırdım ve mektubun fatihini her şeyi benden bekleyen birine dönüştürdüm. Hatta, beyefendi, sizi cinsel doyuma ulaştırmamaktan ve bekletmekten zevk duydum. Bana gelince, parmaklarım uzun süre iki küçük delik arasında duraksadı ve sonunda “normal” ama tek başınayken gelen bir zevkle yetindi! Çok büyük zevk duydum, çok ıslandım.

Sadık bendeniz

Bir önceki yazımız olan Tarihin Tanıklığında Ermeniler ve Rumlar kitap özeti - Ali Güler başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


+ üç = 10

Kitap özetleri © 2013