Kitap özetleri

Kitap özetleri

Bütün Şiirleri Kitap Özeti

Benim doğduğum köylerde
Şimal rüzgarları eserdi,
Hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!

“Cahit Külebi, aydın bir saz şairi içtenliği, bir Karacaoğlan rahatlığı ve temiz bir dil ile, zaman zaman kötümser, güvensiz, kendi türküsünü, söyledi. Yarım kafiyeler, iç sesler, duygu ve düşüncelerine eklediği zarif benzetmeler ve söyleyişindeki titizlikle en sevilen şairler arasına girdi.”
Behçet Necatigil

“Ben teşbihten haz etmem… Niçin şiirlerini seviyorum? Külebi bu işi ustalıkla idare etmesini biliyor da ondan.
Onun başka şiirlerinde de bazı teşbihler gördüm, onları da sevdim… Bu teşbihleri teşbihten saymamak lazım. Burada teşbih hudutlarının dışına çıkan bir ifade kuvveti var…
Külebi eskilerin mecaz-ı urfi dedikleri halk mecazlarını kullanıyor. Bal gibi, mis gibi, gül gibi vb.
Bu şiir gelecek yıllara Cahit Külebi devrinin bir tarihi olarak kalacak… Külebi’nin şiirlerini okumakla doyamıyorum.”
Orhan Veli Kanık

“Humor ses-ses… Külebi’de temel öğe müziktir.
Kırın şairi…
Cahit Külebi Türkiye coğrafyasının şiirini yazıyor.
Hiçbir şair şiiri bitirmeyi Cahit Külebi gibi bilemez.”
Camal Süreyya

***

ŞİİR ÜSTÜNE..

Cahit Külebi

İnsanlık tarihinde hemen bütün sanat dalları bilimden eskidir. Şiir ise, en eski sanatlardan biridir. Buna karşın, örneğin müzik, resim, tiyatro gibi hemen bütün sanatların öğreti kuralları bulunduğu halde, şiir yazmanın hiçbir kuralı yoktur. Osmanlı edebiyatı döneminde vezin ve kafiye kitapları vardı. Bugün geçersiz olan bu ilkel öğretinin o dönem için bile şiirin kurallarını oluşturduğu söylenilemez. Kaldı ki, binlerce yıldan beri şiir sanatının yeterli bir tanımı (tarifi) bile yapılamamıştır.

Öbür yandan, hiçbir sanat dalını insanlar bu denli kolay sanmamıştır. Herkesin resim yapması, tiyatro oynaması, çalgı çalması, hatta türkü çağırması bile olağan değilken, her aklına esen şiir yazabilmektedir. Bu durumun yukarıda açıkladığım nedenlerden doğduğu da bir gerçektir. Şiir yazmaya girişmemiş pek az kişi vardır. Yazdıklarının sanat yapıtı olduğunu sananların yüzdesi de şaşırtıcı ölçüde çoktur. Burada garip bir durum ortaya çıkıyor. Öbür sanat dallarında, o türlerin yaratıcısı olmayı akıllarından bile geçirmeyen yüzbinlerce, milyonlarca seyirci, dinleyici varken, şiirin okuyucusu pek azdır. Hele 20-25 yaşlarını aştıktan sonra, eskiden şiirden bir şey anladıklarını sanıp, sevip okuyanlar da bu tutkularını gittikçe bir yana atarlar. Ne var ki, okuyucu sayısı gittikçe azalsa da yazanların sayısı aynı ölçüde azalmaz. Gerek bizde, gerekse başka ülkelerde şiir kitapları pek az alıcı bulur. Alıcı bulan şiir kitaplarını bile ne satıcılar alır, ne de basımevleri ilgi gösterir. Bu yönden şiir bir bakıma “mahkûm” bir sanattır.

Şiirin bütün bu koşullar içinde en ilkel, en yalın, en öz bir sanat türü olarak kaldığını söylemek yanlış bir yargı olmaz. Buna koşut olarak şiir, insanın kendi anadilinin çalgısında söylenen bir türkü olduğu düşünülebileceği gibi, gerçek şiirin de ulusal çalgıyla çalınan bir ezgi olduğu da düşünülebilir. Bu yüzden şiir, bütün ilkelliğine, kuralsızlığına, başıboşluğuna karşın sanatların insana en yakını ve belki de en soylusudur.

Bir önceki yazımız olan Sil Baştan Kitap Özeti başlıklı makalemizde Ken Grimwood kitapları, Ken Grimwood romanları ve Ken Grimwood Sil Baştan kısa özeti hakkında bilgiler verilmektedir.

Bağlantı adresi  http://www.onlinekitapozetleri.com/butun-siirleri-kitap-ozeti-2.html

Bir önceki yazımız olan Bütün Şiirleri – Ricat – İki Güneş Arasında – Hızır ve Roza Kitap Özeti başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


× sekiz = 48

Kitap özetleri © 2013